27.3.12

Pis Ev Arkadaşlarım!!!

Çok sinirliyim blog! Ne hikmetse sana denk geliyor bu sinir sürekli sana kusuyorum ama affet pek bi insanım yok içimi rahatça dökebilecek - var da zamanları yok pek-
Bu seferki sinirimin nedeni ev blog. Ya da ev arkadaşlarım mı demeliyim! Evet,evet ev arkadaşlarım çok daha iyi çünkü çok daha münasip.Zira heyheylerimi tepeme çıkartanlar kendileri.
Evi b*k götürüyor! Bildiğin pislik içindeyiz ya! Her yer toz! Bulaşıklar dağ! Yemin ediyorum mikrobiyoloji anabilim dalının 300 senelik mantar stoğu bizim bir bulaşık ve buzdolabı temizliğimizden çıkar ki yine yemin ediyorum yeni türler keşfedilir de Türkiye Nobel'e oynar!
Olay şu:
Geçen haftasonu teee Moğolistan'dan arkadaşım geldi ziyarete. Ankara'yı görmek istiyormuş kendisi. Trinidad and Tobago'lu olan zat-ı muhterem Ankara'yı çok merak etmiş vs. E ben de kız o kadar geliyor.Ayıp olmasın diye evi temizledim. Bir öğleden sonramı ona ayırdım. Salon,banyo-tuvalet- mutfak...Cillop oldu yemin ederim. Haftasonu arkadaşım geldi. Kahvaltı filan yaptık haliyle. Dedik şımaralım azcık. Şımardık filan. Dedim ki bizimkilere toplayıverin az bişey var zaten. Biz de gittik eski meclisi ziyarete.
Akşam geldik biri odasında South Park izliyor -kahrolasıca South Park!- diğeri desen House mu izliyo futbol mu oynuyo öyle bişi! Embesillere toplamadınız mı diyorum "Ders çalıştık." demiyorlar mı! Allaaaaah! Çıldırmak işten değil!
Hayır hep ben temizliyorum bulaşığı filan sıkıldım artık! Tuvalet kağıtlarını bir kullanışları var umumi tuvalaetler daha temiz! Bi de ben temizim ayağına geçiniyor birisi iyice al satırı "la havle" diye giriş!
Hayır istediğim tek şey biten rulonun kartonunu çöpe at yenisini tak demirine! Yok! Yeni rulo yarı açık yarı ıslak öyle çamaşır makinesinin üzerinde!
Bi de dışarıdan söyledikleri var! Her taraf kebap,Burger King kokuyor! Hayır ağzını bağlayıp dışarı koymak çok mu zor! Git kendin at da demiyorum.Kapıya koyuyorsun kapıcı gelip alıyor yani.Olay bu! Ama yok!
Biri haftasonu elektrik süpürgesi tutmuş. Tam bulaşıklara girişecekken görmüşler ki lavaboda yemek artıkları! Vay efendim iğrençmiş de bulaşık yıkama istekleri kaçmış da! Pirinç lan o! Dün yedin onu embesil! Alıp çöpe atçan! Bahane arıyorum demiyor da mırın kırın ediyor!
Ben de bıraktım artık blog. Notlarım zaten yerlerde hiç çekemem valla. Kapatıp kapımı odamda kalıcam. Hem okulda da yemek artık 1 lira. okulda yicem isterlerse tüberküloz olsunlar umrumda değil. Zaten biri mal ikide bir midesini bozmaktan başka bişi yapmıyor. O kadar bakterinin yaşadığı ortamda doğal tabi.
Ne halleri varsa görsünler valla. Saygısızlığa tahammül de bir yere kadar!

Not: Bu yazıyı yazarken toz Türk kahvesi denedim. Nescafe gibi yapıyorsun sıcak suyla. "Dedim dandik bişi olur bu imamın abdest suyu gibi." Ama gayet başarılı. Bildiğin köpüklü damla sakızlı filan. Beğendim.

18.3.12

Nur Topu Gibi Bir İftiram Oldu!

Çok sinirliyim blog. Hayır, nasıl da duymayacağımı düşündüler? Hadi duydum diyelim benden nasıl bir reaksiyon bekliyorlar? Hadi reaksiyonu aldılar diyelim kırtasiyeci abinin buna inacağına nasıl inandılar?

NEYİN KAFASINI YAŞIYORLAR BUNLAR BLOG!!!??

Bugün öğlen suları itibariyle ilk iftiramı almış bulunuyorum sevgili blog. Vatan millete hayırlı olsun!

Olay şu:
Hacettepe'de iki adet kırtasiye öğrenci notu çıkarmak suretiyle tıp eğitimine gerekli katkıyı yapmakta, yer yer de öğrencilerden dualarını almaktadır; ancak çok da anlaşılacağı üzere bu iki kırtasiye -  no 1 ve no 2 diyelim - birbirleriyle pek anlaşamazlar. Ticaret sonuçta. Doğal.

Ben no 1'e not yazan öğrencilerden oldum. Yazdığım nota özenir, gerekli şeyleri yazar, önemli yerleri belirtirim. Textbooktan neyin, bilginin doğruluğunu kontrol ederim vs... No 1 kırtasiyeden memnunum sonuçta ve kalkıp da kimseye: " No 1 en iyisi. No 1! Git oradan al! No 2'yi salla!" demem! Kazık kadar adamlarız sonuçta. Herkes kendi istediği yerden alır. İstediğini yapar. Bana ne!

Ancak bir sorun var ki çok can sıkmakta. Yer yer no 2 kırtasiye, no 1 kırtasiyenin notlarını ele geçirip çoğaltıp cüzi bir fiyata satmaktadır ki ticaret etiğinde çok da iyi yeri olduğunu düşünmediğim bir eylemdir.

Peki bu bana nasıl yansır?

"Ben notumu yazar geçerim." modda bir öğrenci olduğum için bugün yapılanlar benim kanıma dokundu! Bildiğin kızdım blog ki şu an bile ellerim titriyor yazarken!

Bugün, ben bir eğitim için okuldaydım ve ev arkadaşım not almak için no 1 kırtasiyeye gitmiş. Orada bir kaç kızın kırtasiye sahibinin başına toplanmış "Notları no 2 kırtasiyeye Serdar veriyor!" dediklerini duymuş.

Nassssssııııı yaaa!? "Şşşş, Hoooppp çüşşşş lan!" der orada bi insan! Nitekim dedim de. Neyin kafasını yaşıyorsunuz siz yaa!

Görseniz söyleyenleri de...Amfiden göz aşinalığıyla filan tanıyorum. Ses tonunu bilmiyorum kızın o derece!
Sen kimsin de bana iftira atıyorsun ya!? Muhabbetim olsa. YOK! Kavgalı olsam! YOK!
Bildiğin durduk yere kuyruk kurtarma çabasına bendenizi günah keçisi bellemiş akıllı(!) arkadaşlarım(!) güya beni ispiyonluyorlar!

Az önce no 1'in sahibiyle telefonda konuştum: "Sen merak etme, benim sana güvenim tam. Aldırma onlara." dedi; ama benim içimde kızgınlık ve daha çok üzüntü kaldı blog...

Ve ilk kez karşılıksız kötülüğe maruz kaldım...İnsanları masum sanmamalıyım...

...

.....

...

...

Yorumlar....

Yorum.