internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
internet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13.10.10

Kafa Boşaltmaca vol.4

Eveet blog bir Kafa Boşaltmaca'ya daha hoşgeldin. Şimdi, şöyle ki bir sürü; ama kısa kısa şey oldu. Bunlar bir yazı çıkarmaya yetmez. Ben de naaptım? Kafa boşaltmaca serisini çıkardım. İncik cıncık ne varsa yazıyorum. Bu da 4.sü =)

Öncelikle, sonunda derslerim başladı. Başladı; ama nasıl başladı? Göbeğimiz çatladı derslere geçene kadar. Yaa arkadaşım, bi üniversitenin tanıtımı 1 hafta sürer mi yaa! Yarebbim! Bir hafta bilgilendirme üstüne bilgilendirme.Yok öğrenci ne yapar,yok hacettepe sistemi,yok not sistemi,hütbat'ı,medicepi,öğrenci, zımbırtıları...ve daha nicesi! Bir öğrenci, yaa bugün inş. ders işleriz diye gider mi okula?! Gerçi oryantasyonda bizi okulu gezdiren üst dönemleri dinleseydim belki de muhteşem((!) Ankara'yı keyifle (!) gezicektim; ama şu Sibirya soğuklarının Sibirya'dan canı sıkılıp yurdumun başkentine yerleşmesiyle gezme opsiyonu yurtta bütün gün pineklemeye yerini bırakınca tıpış tıpış gittik tabi okula.

Şimdi efenim, biri bana ne okuduğumu hatırlatsın. Ara ara çıkarıp öğrenci kartıma bakıyorum, yanlış yerde miyim filan diye! Bildiğin kimya görüyoruz paso yaa! Allahım,çıldıracam! Ben kimyadan kurtuldum diye sevinirken babasına düşmüşüm meğersem. Bir biyokimya hocamız var. Acınası....

Adam ilk derse Big Bang'ten daldı yaa! Big bang! Bi de Yunus Emre'den, tasavvuftan filan alıntılarla anlatıyo dersi iyi mi! Ulvii bir kişilik yani. Ama prof.'tur, başımızın tacıdır..naapalım..

Bi de oksijen yerine "okjijen" diyen bir kimyacımız var ki o biraz daha iyi gibi...En azından powerpoint'i bilmemesi veya "okjijen" demesi gibi güldürmese de yüzlerde tebessüm ettirecek marifetleri var ki kendisine de saygım sonsuz..En azından dinliyoruz.

Bugün mesela laboratuvar dersimiz vardı. Konu da ne? Asit baz titrasyonu. Olay şu. Asidi alıyon. Bazı alıyon. Öbürüne damla damla ekliyon. Renk değişince hacmi yazıyon. BU! Ve bizim şu önceki cümleyi yapmamız 3 buçuk saatimizi aldı! Millet 10 buluyo 10,5 buluyo. Hoca max. 11 olabilir diyo. Biz 16-17lerde geziyoruz! Bıraksalar asit baz kimyasını baştan yazıcaktım da aahh ah asistanlar kıskandılar zahir engellediler =P

Başka olarak Ankara yağmurlu blogcum.Yolun düşerse filan düşmesin gelme. Berbat bi yer bence; ama işte alışmaya çalışıyoruz. Arkadaşlarla geçen Ankamall'a gittik mall mall gezdik geldik mesela. Gezmesi bile tat vermiyo anlıcağın.

Hayır sınıfta da bi iki kafa dengi yok ki kopasın. 200 küsur kişi..Herkes kendi aleminde ki gözümün tuttuğu da pek yok ya. Ama bugün iyi hekimlik Uygulamaları diye bi dersimiz var 16 kişi bi grup olduk. Diğer derslere nispeten daha iyiydi. En azından insanların konuşabildiğini öğrendim =) En çok muhabbet ettiğim kişininse Moldovalı bi öğrenci olmasıysa ironikti doğrusu. Ama Türkiye'den de arkadaş yaptım =)

Bu arada seçmeli dersim de belli oldu. Uygarlık Tarihi. Pazartesi müthiş bir sıkıntıyla derse girmiştim ki hocamızın sanat tarihi masterlı gayet hoş bir bayan olduğunu ,bizim istediğimiz şeyleri işleneceğini ,gezilerin olacağını öğrenmemle "Anam =)" dedim "...galiba bu senenin ya da bu dönemin en azından en iyi dersi olmaya aday ders bu =) Gerçi kadının mimarım,sanat tarihi okudum demesine rağmen milletin kalkıp siyasi tarih anlatın demesine sinir oldum; ama olsun olacak o kadar =)

Bi de şöyle bişey de var ki blogcum yazarının ne kadar bahtsız,kem talihli olduğunu iyice anla. O kadar kişinin,yüzlerce öğrenci arasından benim,evet evet benim kartımın arızalı çıkması! İşte bu beni tavir ediyo blogcum. Sayısal oynamayı,piyango bileti filan almayı kestim zaten.

O değil bi de koca gün o kartı değiştirmek için uğraştım. Para yatırılacak.kampüsteki bankamatikte para bitmiş. Tee ebesinin tatil yaptığı yere git, para çek. Dağı-evet bildiğin dağ- tırman sağlık kültür spor mu ne menem bişi onun başkanlığına git o seni bankaya göndersin ebenin ikinci tatil yaptığı yere! Parayı yatır, hobaaaa tekrar dağ tırman. Sonra da gel yarın al desinler! O yağmurda koştur koştur ve yarın da aynı yağmurla dağ tepe tırmanacağını bilerek sırılsıklam,yorgun yurduna dön tıpış tıpış.

Ama kartımı aldım =) İlk kartımdaki öss başvuru fotom da bu vesiyleylen bizzat verdiğim insana benzeyen fotomla değiştirildi =) Daha kullanmadım bakalım yarın inşallah geçirir turnikeden. Zira gına geldi "Kemküm benim kart arızalı filan.." gibi şeyler geveleyerek o görevlinin kınayan bakışlarına katlanmaktan. Bildiğin dilenci muamelesi yapıyo adam yaaa! Pis!

Bi de yurt var blogcum.Yurdum genel olarak iyi aslında. Yani yemeği temizliği, arkadaşları filan memnunum ama o interneti yok mu! Allahım her şeyi ekarte ediyo işte o! İzmir'de-evde- fizy'i keşfettikten sonra bilgisayarına müzik indirmeyi beyhude bulmuş olan ben burada kafamı taşlara vuruyorum! Aah keşke indirseydim pc'me o şarkıcıkları diye. Tabi internetimizin kahnı hızında olmasında oda arkadaşımızın 7x24 bişiler indirmesi de etkili ki çıldırıyorum. Porno arşivi mi yapıyodur nedir anlamadım ki! Ben indirmeye kalktım ışın karaca albümü-albüm yaa dikkatinizi çekerim 96 mb bişi-3 saatte indi!! Adam 3 saatte film indiriyo. Şeytan tüyü mü vardır nedir anlamadım!

Yani durum bu.haberin olsun blog =)

      Şu şarkı açıklar sanırım özlemimi....

24.8.10

Kafa Boşaltmaca vol. 3

Geldim blog geldim. "Sonunda sana da vakit ayırdım." demek isterdim; ama ne yalan söyleyeyim sana yazmamamın nedeni tamamen üşengeçlik blog. Evde yat yat Diyarbakır karpuzuna döndüm.

Gazetede yazıyodu İngiliz bilimadamlarının yaptığı araştırmaya göre - ki o adamları bulursam dövücem,en zırttan şeyleri araştırıyorlar- tembellik hastalıkmış. Evet! Biliyorum. Şekil 1-a ben işte! Yatmaktan başka bişi yapmaz oldum. Televizyon bile izlemiyorum internette girmekten ki Doktorlar neyin oynuyo tv.de o derece yani.
Neyse olan bitenleri yazayım ben. Şimdi şurada da dediğim gibi kazandım üniversiteyi blog =) Ama öyle kazanmakla bitmiyor tabi takdir edersin ki. Yok yurt başvurusu,yok kayıt evrakları,cartı curtu ooff uğraşçak bir sürü mesele var.

Hayır şikayetçi değilim uğraşırım da... Arkadaşım ota b*ka da site açılmaz ki! Yurt için ayrı site,öğrenci işleri için ayrı, üniversite için ayrı, üniversitenin kendi yurdu için ayrı, tıp fakültesi için ayrı, hazırlık sınıfı için ayrı...hangi birini takip edeceğimi şaşırdım. Tırsışlardayım bir şeyin kaydını kaçıracağım diye. Sürekli takipteyim anlayacağınız.

O değil, beni geçtim bi de kardeşimin duyurularını da takip etmek zorundayım. Onda hele hata yaparsam bir aile benim yüzümden hapiste yatar, bense mezarda...

Teyzeme geldim dün. Laptobumun kablosu bozuldu. Bizim ev sanal dünyadan koptu anlayacağınız. Onu tamire verdim. Kuzenlerim de bizde kalıyodu, onları evlerine getirrdim. E internet bizim evde olmadığına göre de kalayım dedim burada. Digitürk filan da var.Oohh paso House, Er, Three Rivers filan izliyorum...Nasıl mutluyum anlatamam.

Gelirken yolda açık parfüm satan bir dükkanın camında asılı olan iki kağıt dikkatimi çekti ve acı bir Türkiye gerçeğini gördüm. Kağıtta şu yazılıydı, varın yorumu siz yapın: "Rahmetli Bihterin kokusu geldi." Yanında da "Behlül'ün kokusu geldi" yazıyordu; ama diğerinin yanında sönük kalmış.

 Diğer bir şey...Kulağımda şimdi de iltihap çıktı. İyi mi! Geçen cumartesi nasıl ağrıyo,anlatamam! Çorbayla yaşadım bütün gün. Çenemi açamadım! Arkadaşın babasını arattım arkadaşa. "Antibiyotikle, majezik alsın." dedi de cumartesi her yer kapalı! Eczaneler majezik'in kutusunu göstermiyo reçetesiz! Neyse ki teyzemde varmış da o getirdi, içtim. Azaldı biraz ağrı . Pazartesi de ilk iş doktordaydım. Nur topu gibi bi iltihabım, bi de dış kulak yolunda ödemim var artık. Nasıl mutluyum nasıl!!! Aldım ama ilaçları.Yutup duruyorum. Damlalar filan gırla zaten söylemeye gerek duymuyorum. İyileştircem bu kulağı, kararlıyım.

Bi ara da göze gidicem. Yeni gözlük almalıyım.Öyle ya 300 kişillik amfide lazım ;)  Numarası mı değişmiş ne bi de kendi gözlüğümle göremiyorum, arkadaşın gözlüğü bi takıyorum dünya HD oluyo birden. Dişe de gideyim diyorum. Ankaradan önce revizyona girmek lazım yani.

Yaa bi de o var. 14'le 15'inde -sanırım- sınav var. İngilizce muafiyet. Ama atlayamayacağım  sanırım. İnternette sınav yapıyorumm hep " uppermediate " çıkıyor. Birinci aşama tamam da ikinci aşama giricek sanırım. Zira Hacettepe'nin sınavları da kazık hani.

4 Ekim'de başlıyormuş bizim okul. Arkadaş başka bölüm okuyor, "Bizim 20 Eylülde başlıyor.Off!" diyor. Yaa arkadaşım! 11 gün ara tatilim var benim ama!! Sense yatacaksın resmen!

Of bir de hazırlık Beytepe Kampüsü'ndeymiş ve aldığım istihbarata göre orası bildiğin, şehrin dışında Eskişehir-Ankara yolundaymış.Olmasa şaşardım zaten!

Bu arada yakın arkadaşım Macaristan hazırlıklarına başladı .Sordular buna "Ocak mı Eylül mü?" diye, bu eylül dedi!! Hoş, ocak dese de görüşemeyecektik; ama ne bileyim erken gibi. Gidecek orada tıp okuyacak. Uzmanlığı da alıp gelecek. O nasıl olacak anlayamadım bi türlü; ama öyleymiş. Gelecek yaz yanına gitmeyi düşünüyorum ama... Bakalım artık,kısmet...

Bu yazım dizi izlemeden geçti resmen! Sözde Supernatural bitecek, How I Met Your Mother'la kanka olunacak, House ezberlenecek ve bir sürü dizinin ağzından girilecek burnundan çıkılacaktı; ama ne oldu ne bitti bilemeden yaz bitt. ve ben bi b*k izleyemedim. Bravo bana!

Geçen Atv'de Çocuklar Duymasın'a rastladım. "Gülmem ki ben buna" dedim, " Eskisi gibi olmaz şimdi bu." Bu kadar yanılabilirim!!! Yarıla yarıla koptum var yaa! Süperdi yaa =) Pınar-Tamer ikilisi eski tadı yakalamışlar. Ama Selami'nin olmaması üzdü biraz. Yeni yüzler de vardı ve çok da güzel olmuş. İzlenilesi...

Bu arada kilo vereceğim ben, bak diyorum buraya. Ama nasıl, orasını bilmiyorum. Depresyona girdim yaa! Herkes üçgen vücut olmuş da bir ben kalmışım! Ankara'da spor salonu vardır herhalde. Gelecek yaz yakıcam lan ortalığı! Ankara! Wait for me babe!

Aa, bir de Inception'a gittim bir arkadaşla. Güzel filmdi. Alışılmadık tamam; ama haftalarca da bahsedilecek kadar değil bence. Ama görsel efektlere filan laf yok tabi. Oyuncular desen ona keza. Gerçekten iyi. İzlenilir yani.

Eh benden bu kadar.  Zaten öyle action bi hayatım olmadığı için de bu kadar çıkması bile şaşırttı beni aslında =) kendine iyi bak blog...

Not: Kafa Boşaltmaca serisi nereye kadar gidecek acep??

Not 2 : Bak bu da müzik.Ama alakası yok yazıyla öyle içimden geldi =) http://fizy.com/#s/1ahyun

5.7.10

Ses Duyarsanız Tırsmayın,Sıkıntıdan Patlamışımdır...

Tatilim başladı biliyosunuz. Hayırlı olsun bana da pek bi farkı yok geçen senelerden be.Yine aynı moddayım. Ev mod...
Bütün gün evde pinekliyorum. Yok,öyle sabah kalkıp okula gittim,geldim arkadaşlarla takıldım,şimdi evde ana babamın eve gelmesini bekliyorum tarzı bi pinekleme değil bu. Bildiğin pinekleme! Bakkala bile gitmiyorum. Sıcak arkadaşım! Ne bakkalı! Su almaya gitmeyeyim diye mutfağa, iki buçuk litre şişeyi kovaya koydum.Buz neyin koydum yanına da ısınmasın diye su. Bi de arada suyun yan etkisi olarak tuvalete kalkıyorum,o kadar. İstediğim kadar diyete gireyim ben.Bu hareketsizlikle nah erir bu arkadaki!
Tek dostum internet şu aralar. Bi de arkadaştan ödünç aldığım "Velev ki Ciddiyim". Onu da rahat okuyamıyorum ki! Emanet kitap...Bi de arkadaşım verirken,"Hediye bak bişi olmasın gözünü seveyim." dedi mi sana! Hobaaa! Bi stres aldı beni.Açamıyorum bile kitabı sayfaları ayrılacak diye.Aralayıp okuyorum böyle kilitli günlükleri okumaya çalışanlar gibi. Hayır başına bişi gelse gidip alırım yenisini veririm de diyemiyorum veren de imzalamış mı sana! İyi halt etmiş! Bi de yazı taklit edilemez bi nitelikte mi! Tamam,geriye bi tek "Sakınan göze çöp batar." atasözünün dünyanın en büyük yalanı olduğunu dilemek kalıyo haliyle. Ama yarısı bitti kitabın.Bitireyim,geri verene kadar çelik kasada saklamayı planlıyorum.
Onun dışında televizyon var bi eğlencem, ama onda bişi yok izlenecek. Ama bu şaşırtıcı değil tabi. Digitürk,D-Smartı filan geçtim,uydu bile olmayan 22 kanallı bi televizyonda yazın gobeeeinde ne olmasını bekler ki insan.
 Aşk-ı Memnu'nun tekrarı filan oluyo ki gına geldi.Kadın programları desen psikolojik işkence! Evlenme programları desen fizyolojik işkence! Eski türk filmlerine girmiyorum bile;çünkü "Bayılırım eski filmlere" insanı olmadım hiç. Kaldı ki oynayanlar da dandik olanlar!
Sağlık programları var ama önümde kariyer olarak bu yolu seçtiğim için ilgilenmiyorum,zira gına gelecek nasolsa düşüncesindeyim. Geriye de zaten günde sekiz posta dönen fitness aleti,kıpraştırma kemeri gibisinden ecnebii icadı ürünlerin reklamları kaldı ki izlersem intihar edeceğimden korktuğumdan onu da kapattım.
CD'lerden izlemediğim kalmamış,açiim önceden izlediklerimi altyazısız izleyeyim ingilizcem gelişsin dedim o da sarmadı.Anlayacağınız kaldım dımdızlak evde. PİNEKLİYORUM!
Etrafta çıt yok! Pencereden baktım az önce,araba bile geçmiyo.Dünya durmuş gibi.
Arada internetten Pokemona filan verdim kendimi ama o da 6 bölümden sonra sıktı...Naapsam bilemedim...

30.6.10

Home Sweet Home! Sana Ulaşana Kadar Canım Çıktı!!!

İki gündür teyzemdeydim.Kuzenimin sünneti yaklaşıyor ve bizimkiler de bu cuma toplaşıp tatile gidecekleri için teyzeciğim en uygun zamanın şu sıralar olduğunu düşünüp badanaya kalkışmış.Eh,eşek değiliz biz de gittik yardıma.Neyse işte bitti sonunda da "home sweet home"a dönebildim.Geldi sonunda internet eve de yazabiliyorum şu an bu yazıyı. İnternet geldi,ben geldim eve de gelene kadar neler çektim.Anlatayım...
Birincisi teyzemlerde Digitürk Plus var.Hani normali de değil yani HD'si filan. O yüzden iki katı zor oldu benim ayrılmam o muhteşem aygıttan. Zira gece üçlere kadar; House'u mu kaldı? Three Rivers'ı mı gitti? Grey's Anatomy mi var? Acil Servisi mi izlenmedi? Allahım,allahım!  Cennet gibi benim için. Ne kadar tıpla alakalı program varsa denetimimden geçti,tam not aldı! Bi de çakışmıyo mu sana! Oohh ne güzel! Hepsini izledim.Zaten,çakışsa da kayded,yomuşsun.Yani daha çok marifeti var da acemisiydik bilemedik...
İşte o dizilerden ayrılıp,normal belediye yayını,uydu bile olmayan 22 tane dandik kanalıma dönmek ayrı bir zor oldu benim için.
Ama sonuçta attım kendimi otobüs durağına. Kalbimde tek tesellim evde internet olması. Neler kuruyorum ama,gelmiş geçmiş ne kadar dizi varsa indirdim de arşivledim bile. Yemek bile yemeden izlemek için koluma srum filan bağlıyorum böyle.Kurdum da kurdum. Ya kızarlarsa,şöle şöle derim falan diye hayali kavgalar bile ediyorum evdekilerle.Sonuç? Hayallerim cumbuldanak suya düştü tabi! Nereye ne indiriyon.Bilgisayarda boş yer 5gb. ya var ya yok. Ikınsan onu bunu silsen max. 6 gb. yer açılcak. Neyse indirmeden,izlerim gibisinden kendimi avutuyorum;ama biliyorum tv.den izlemek gibi olucak.
Eve geldiğimd bu haldeydim;ama gelene kadar da patladım! O 79 numaralı otobüs bitirdi beni! Balık istifi insan mı olur yaa şu sıcakta? Kıç kıça gidiyoruz desem futbol sahasında 5 kişi yanyana duruyomuş gibisinden bi rahatlık anlaşılsın.O derece.abartmıyorum! Ciddiyim. Ve o insanlar! Zaten başlı başına onlar bir yazı tutar,anlatsam!
Ağlayan çouklar mı dersin? Mırç sevgililer mi ararsın? Sıkıntıdan 60 yaş kartı boşa gitmesin diye gezmeye çıkan mcalar mı dersin? O kıç kıçalıkta örgü örmeye çalışan yaşlı teyzeler mi? Olmadı bi doz terden tişörtünün rengi dönmüş şarapçı vereyim? allahım allahım ! Bak anlattıkça midem bulanıyo! Burdan o insanlara seslenmek istiyorum....
1-) Ağlayan çocuk ve anası: Çoocuum! Kes sesini! Söz ben alcam o ben 10(ben ten) tişörtünü sana;ama noolur zırlamayı kes!!! Anası, al şu çocuğa o tişörtü! Ya da kur otoriteni sustur onu! İnene kadar susmadı çocuk yaa!! Kulağıımda kulaklık son ses kulakta bi yandan..." akşamlar...akşamlar...hep aynı dertteyim.."diye gripin.Bi yandan da "...Ben teeeeeeennnn!!!Bohuuuuuuu!!!.."diye zırlayan çocuk! Bana da- bize de - yazık!
2-) Mırç sevgililer: OHA! OHA! OHA! Tamamianladık öptün, ok. Bi yere kadar bir şey demem de o kalabalıkta kızı yalayıp yutman iğrençlik değil de nedir arkadaşım!! Terli terli,vıcık vıcık zaten ortam. Havaya keskin parfüm kokularının yanısıra tütün,ter karışmış.Sen diş çekiyon! HÖH! O kadar mı abazasınız!!
3-)60 yaş kartlı amca; Var amca var! Küresel ısınma var! Sen g*tünü kora koysan da var! Ondan klimacılara,devlet başındakilere,reklamlara,para yemiş bilim adamlarına atma! "Bak İzmir'e nasıl serin? Hani nerde küresel ısınma?" diyo bi de! Lan adam! Bak tamam saygım sonsuz ama kenin diyon işte.Temmuz'a geldik,hava serin diyon.İklim değişiyo işte! İstanbul sel! Efenim? Ne dedin?
4-)Örgü teyze: Teyze sen manyak mısın? Sayende millet arkayı kollamaktan,paranoyak oldu! Lan ya fren yapar şoför de o şişlerden biri....aman aman aman...Teyze yazın ortasında senden pembe kazak isteyen torununu yakalarsam o kazağı giydirip Kordon'da güneşin alnında oturtçam onu.
5-) Şarapçı kılıklı amca: YAAA GİT Bİ YIKAN YAA!!!! Deodorant kullan bişi yap.Sarı sarısın yaa böğk! Sigarayı da bırak! Sarı sarı dişelerin! Bak kalktı yine içim!
6-) Arkadaşım! "Koca g*tünü çek yoldan!" şeklindeki ses tonuyla "İlerler misin birader" diyen arkadaşım!!! Kibar olma çabasındaki "İlerler misin?" in ardındaki birader hanzoluğunu ortaya çıkardı ve benden yılın en büyük tebriğini aldı! MAL!
İşte bunlarla uğraştım! Ama ikinci otobüs rahattı en azından.Neden biliyo musunuz? Karşıyaka sınırlarına girdim çünkü! Yeşilyurdu ve o muhiti.Yani Varyantın yukarısından tutun da Limontepe'ye kadar olan kısım.Evet,size önyargı seviyesinde kılım! Haberiniz olsun!

28.6.10

İnternet,Terör,LYS,Umut,Şrek,Aşk-ı Memnu...

Ne zamandır evde internet yok.Tırstık komşudan çekmeye 55 metre kabloyu. Sorun da oldu zaten. İnternet gidiyo geliyo filan. Velhasıl kelam,eve bağlattık telefonu, birii adsle başımızı da vurduk.,
 Ama teknolojide daima olduğu gibi makus kaderimiz değişmedi veeeee iki hafta internetsiz kaldık.Sormayın neden, diye. Zira anlatmaya ne yüreğim ne sinirlerim dayanır. Halbuki bloga yazamadığım o iki haftada neler oldu neler!!!
Aşk-ı Memnu mu bitmedi? LYS'lere mi girmedik? Yaz planlarına mı başlamadık? Neler neler...ama hepsi sırayla önem sırasına göre.
Öncelikle şu günlerde karabasan gibi üzerimize çöken şu terör olaylarından bahsetmek istiyorum. Ama çok da değil;çünkü o pisliklere Türkiye'yi sarstıklarını düşündürmek istemiyorum. Bu ülke ne badireler atlattı. Sizin gibi üç beş çapulcuya pabuç bırakmaz! Nese bak dellendim gene açıp ağzımı yumup gözümü sıralamak yerine tek bir şey...Allah belanızı versin!!!!!!!!
Diğer önemli şey tabii ki de ÖSYM amcamızın bize bahşettiği o muhteşem olay (!) LYS!! Bitti sonunda.Bitti; ama biz de bittik! Daha doğrusu o bizi, nicelerimizi bitirdi. erkese geçmişler olsun...Çok zor değildi diyeceğim ama kolaylık zorluk kişiye göre değişir tabi.  ana çok zor gelmedi diyelim. İnşallah geçen sene kıl payı kaçırdığım tıbba bu sene girerim. En azından bu sene geçen senekine göre daha umutlu benim için.

Ama şunu söylemeliyim ki o matematik sınavına giderkenki Bornova tıkanıklığında bendeniz kalp krizi geçirmediysem,yok efenim,bir daha bana bişicik olmaz!! İki dakikalık olan metro-BAL yolunu 45 dkda almamız(hem de taksiyle!!) inanılmazdı! Girdiği tüm sınavlara lakayitlik sınırına dayanan bir rahatlıla giren ben,o bitmek bilmez 2 kilometreyi takside zangır zangır titreyerek geçirdim.Ve okula ulaştığımızda insanları içeri almaya başlamışlardı. Bense soğuk soğuk terleyerek girdim sınava. Çıktığımdaysa yüzlerce kez çözdüğüm dandiklik sınırındaki bir trigonometri sorusunu yapamamıştım!!En çok korktuğum ve YGS'den sonra kapak açmadığım geometri ise beni şaşırtmış,kendini fulletmişti bana...
Matematik ile fen arasındaki o hafta geçmek bilmedi! Her günüm matematiğe son anda yetişmemin verdiği paniğin bilinçaltımda nasıl bir etki bıraktığını açıklayan rüyalarla geçti. Beş gün,bir kere mi yetişemez bir insan rüyasında sınava yaaa!!!
Neyse o gün geldiğinde annemle saat 7 buçukta yola çıktık. Geçen haftaki tıkanıklıktan korkarak. 8e 10 vardı dolmuşa bindik ;ama biz ne bilelim THY'nin karayolu şubesine bindiğimizi!! Adam uçtu resmen!!Yollar da boş mu sana! Hobaaa 90-120 arası gidip geliyo hız.Arada duruyo filan;ama uçuyoruz hep beraber dolmuşçana. Bi de yalpalıyo mu dolmuş. Tamam, dedim uçucaz denize!! Ve saat 8di biz kampüs kapısındaydık,10daki sınav için!!!!
Ziraat cafe'de oturup kahvelerimizi içerken aslında iki saat önce gitmemin heyecanımı aldığını farkettim;çünkü sıkılıyosun bi süre sonra. Bu da vücut yani! Emme-basma tulumba gibi paso adrenalin salgılyacak değil ya! Hem kendime fende matematikten daha çok güveniyodum ki geçen haftalarda yaptığım sinir stresin gereksizliği, fizik sorularının yarısında suratımdan düşmeyen ve tahminimce bakanı sinir edecek bir sırıtışla kendini gösterdi.
Çıkışta gözlerimin parladığını gören annem sınavın nasıldı? diye sormadı bile, anladı zira. Gözleri doldu garibimin...
Neyse, oradan çıkıp arkadaşlarla buluştuk. Onların da sınavının iyi geçtiğini öğrenip 5-10 dk sınav muhabbeti -tamam 20 dk- yapıp forumun yolunu tuttuk.
Şrek 4!! Allahım!Nasıl koptuk nasıl! Anlatamam. Aslında teeek teek tek anlatmak isterdim; ama okuyanlara spoi olmasın diye söylemiyim; ama gülmeniz garanti. Fareli kavalcıya,Çizmeli kedinin yeni haline,bi de Lokum'un dans figürlerine bittim.O kadar diyeyim de merak edip izleyin.Çok güzel.Cidden.
Sonra burgerda yenen,sınav stresinin üzerinden kalkmasıyla oluşmuş rahatlığın getirdiği espritüel hava içerisinde yemek yedik. Süperdi! Yemek değil tabi, muhabbet...Yemek? Burger işte.Her zamanki gibiydi.
Sonra bir fire vererek Karşıyaka'ya uzandık. Pazarın,masmavi havanın,hafif esintinin getirdiği gevşemeyle insanlar sokağa dökülmüştü ve biz de o normal insanlardandık artık. Sınav derdimiz bitmişti. Ya da en azından "anı yaşa" felsefesine kaptırıp sonuçlara dahir kaygılarımızı beynimizin atıl köşelerine atmıştık. Bir an için...
Şu an teyzemden yazıyorum.Elim, ayağım, saçım, suratım boya içinde!!Çünkü kuzenimin sünneti yaklaşıyor ve bizde en müsait,boşta,işi olmayan,oh artık sınavları da bitti etiketli insan ben olduğum için günün talihlisi olarak badanada teyzeme yardıma geldim. Öğlen 1de eve adımımı attım, yeni blog yazabiliyorum.Siz düşünün artık!!

Bu arada bi de bugün bir şeye kendi başıma onun başına geldiği kadar üzülmeyeceğimi düşündüğüm bir olay oldu.O yüzden bu yazıyı okuyacağından emin olduğum bir arkadaşım var.Ona sesleniyorum.Sen ki ömrümde tıp okumayı en çok hakkeden insan! ÖSYM'nin ettiği tüm kalleşliklere rağmen noolur umudunu kaybetme!!!

Diğer bir olay da : Aşk- Memnu bitti! Tabi eğer kitabı okuyan varsa bilecektir ki her şey belliydi zaten. Sadece ortaya çıkacak görsellik merak uyandırıyodu ki bence şahane olmuş. Yani anlam çıkarmak gibi olacak; ama final sahnesinin beyazlar içinde çekilmesi ve o beyazlara bihterin kanınn akması.İşte bence masumiyete sürülen lekeyi gösteriyordu ki her şey masum bir bakışla başlamıştı hatırlatırım. Beren saatin performansına diyecek yok arkadaşım!Budur yani budur! O,  "...beni,beni...bihter'ini.." sahnesi!İşte beni bitiren sahne o oldu.Tamam, dedim bu kız Türkiye'nin Yıldızları'ndan sonra kapmış işi.

Yıl boyunca çok konuşuldu çok tartışıldı. Yaprak Dökümü başı çekti bu furyada. Ondan sonra gelenler tutunamadı; ama Aşk-ı Memnu, Yaprak Dökümü yolunda ilerledi;ancak Yaprak Dökümü gibi sıkmadı.Tadında bitirdi. Kitaba bağlı kalarak da yazara olan saygısını gösterdi. Tebrik ettim o açıdan senaristleri.  Eh,şimdi yazın tekrarlarını izleme zamanı. Öyle ya, onlar çıkarmadı; ama kanal çıkaracak cılkını. İçlerinde kalır yoksa...

Neyse işte,bir dizi daha arşivlik oldu. Bihter,Beşir mezara girdi, Behlül'se şarapçı oldu kanımca. Her ne kadar suç bende dese de olan zavallı Bihter'e oldu,yazık...

Eh söylenecek bir şey de pek kalmadı galiba...Serdar kaçar... =P

20.11.09

MONOTONİZM















Woowww diim önce.Sonunda internete girebildim.Biliyorum bu çağda evinde internet olmayan bi insan kaldı mı sorusu akla geliyor hemen.Evet!Var ne yazık ki! Ama o da olcak inş. yakında...bilgisayarımızı aldık sıra geldi internete...ki bu da beni paket arayışlarına yöneltti,bakalım en uygun int. paketini nerden bulucaz.
Nese hayatımda hiç bişi değişmedi ya asıl ben ona üzülüyorum.Şimdi kalkıp pat diye "E nasıl değişsin!!" şeklinde tepkiler gelirse doğru söylüosunuz derim hakkaten ne değişsin ki...Ev-Dershane git gel moddayım -Aaah ah eskiden ev-okul-dershaneydi ya o neyse-Her şey monoton gelmeye başladı artık.Geçen sene de vardı bu ama en azından okuldaki farklı günlerle filan hayatım renkleniyordu.Şimdi ise tamamen monoton.Bu da yetmezmiş gibi bi de zihnisinir sınavlar var.Hatta şimdi sınavdan geldim de teyzemden yazıyorum bunları.
Nası sorular onlar yaa! Ha bi de kandırıyolar biz zavallıcıkları gördüğünüz konulardan fln diye YALAN! Külliyen yalan! Öyle ki otobüste tüm sayı bilgimi sorgulamak zorunda kaldım bir soru yüzünden.Yine elektrik bilmediğim tescillendi.Allahtan biyoloji var ama o da nereye kadar..
Tabi bunun üzerine karar verildi:Şu 3 gün-Cmtsi,pazar-pzrtsi dershane yok- işlenen konular tarafımdan yenilip yutulacak.Kirschofla kanka olunacak,Lenz ile film izlenecek fonksiyonlarla kahvaltı edilip OBEB-OKEKle dolaşılacak...Felsefede yeni kuramlar bulunacak,asit-bazlar barıştırılacak,elektronlar toplanıp ayıklanacak...çok şey yapılacak çoookkk...
Bu yüzden belki de bu yeni yıla kadarki son yazım olacak zaten çok da izleyen yok hadi kalın sağlıcakla =)

...

.....

...

...

Yorumlar....

Yorum.